Sevdiğini söyleyen onca insanın
arasından

Nasıl ve kimbilir hangi zamanda

Ne olduğunu da henüz tam bilmeden belki

Krizinin çağrısını duyurmaya çalışmadıkça – ve çalışarak da

Kaçmaya çalışması pek anlaşılabilir gibi durmuyordu

Duyulmaya da bir o kadar ihtiyacının olduğu zamanlar, gelip kapısını tırmalıyordu

Sesleri duymazdan geldikçe sinirleri bozuluyor, geri kalan birçok şeye de duyarsızlaşıyordu

İnanca dair hevesi de körelmişti, inandığı yerlerden körelmesi gerektiğinden.

Aslında onca varlığın içindeki sessizliğin

Kendisini tüketmekte olan durumuna

                              referans vererek

Gitmek istemesini yadsımıyordu

Sonucunda sessizliğin kulak tırmalayıcı,

Dayanılmaz seviyede rahatsız edici ve yok edici gücünü hissettiğinde

Evvelden beri yok saydığı şeylerin

Belirginliği hat safhadaydı,

Dayanılmaz olan üstelik sadece sessizlik de değildi.


Discover more from ifeelseasidecentaury

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Posted in

Leave a comment